elinde sopa, elimde kalem,
senin zihnine sığmayan örümcek ağları
benim paylaştıkça çoğalan hayallerim
değil sopa, tunçtan mızraklarla deştin böğrümü,
çarmıhın kuru yüzüne çakarken ellerimi çivilerle
gıcırdayan metal ahşap sesi ve balyozun haykırışı
unutur mu insanlığın hafızası seni
binlerce değil milyonlarca öldürdün
geri geldik ılık yağmurla toprağa geri
sen var oldukça ve baktıkça bana
içine kan oturmuş nefretle
göreceğin tek şey gözümde
sana yenilmeyeceğimin inancı
SpAstik!!